Bilimin Açıklayamadığı 5 Şaşırtıcı Ay Gizemi

Bilimin Açıklayamadığı 5 Şaşırtıcı Ay Gizemi

Yaklaşık 3647 kilometrelik çapıyla, Ay dünyanın dörtte biri kadardırGüneş Sistemimizdeki diğer tüm ayların gezegenlerinin ekvatorunda bir yörüngede dönmesine karşın, bizim Ay’ımız dönmez ve içerisinde; PirinçUranyum 236 ve Neptünyum 237 gibi İşlenmiş Metallerin bulunduğu ay taşları bulunmuştur.

Basitçe söylemek gerekirse; AyGüneş Sistemimiz içerisindeki en gizemli nesnelerden biridir. Bilim adamlarının açıklayamadıkları sayısız fiziksel özelliklerinden dolayı ve günümüzde bulunan başka herhangi bir aya kıyasla, Güneş Sistemindeki eşsiz bir nesne olması nedeniyle ‘tuhaf‘ bir gök cismi olarak kabul edilir.

Bilimin Açıklayamadığı 5 Ay Gizemi
Bilimin Açıklayamadığı 5 Ay Gizemi
Güneş Sistemimizdeki diğer tüm ayların gezegenlerinin ekvatorunda bir yörüngede dönmesine karşın, bizim Ay’ımız dönmez ve içerisinde; Pirinç, Uranyum 236 ve Neptünyum 237 gibi İşlenmiş Metallerin bulunduğu ay taşları bulunmuştur.

Aslında, Ay o kadar eşsizdir ki, NASA‘nın Ay Keşif Komisyonunun ilk başkanı Dr. Robert Jastrow Ay’ı “Gezegenlerin Rosetta Taşı” olarak adlandırdı.

Ayın ne kadar garip olduğuna hakkında bir fikir edinmek için, NASA‘da bir bilim adamı olan Robin Brett‘in “Ay’ın var olmadığını açıklamanın, var olduğunu açıklamaktan daha kolay göründüğünü” söyleyen açıklamasına bakmak yeterlidir.

Fakat Ay’ı Bu Kadar Tuhaf Kılan Nedir?

Büyük! Aslında devasa desek yeridir! Yaklaşık 3647 kilometrelik çapıyla, Ay dünyanın dörtte biri kadardırPlüton ve Charon dışında, bu büyüklük, Güneş Sistemimizdeki çok sayıdaki nesneler arasında bir ay ile gezegeni arasındaki bilinen en büyük orandır.

Tuhaf bir yörüngeye sahip, bu yüzden bilim adamları, güneş sisteminde onu başka hiçbir yerde bulamamışlar. Tüm diğer aylar gezegenlerinin ekvatoral yörüngesinde dönerken, bizim Ay’ımız dönmüyor ve 5 derecelik bir eğimle Dünya’nın yörüngesinde bulunuyor. Basitçe, Ay şu anda bulunduğu yerde olmamalıdır.

Ay neredeyse Dünya‘nın bir kopyasıdır. Doğal uydumuzun bileşenleri ana gezegenlerinden açıkça farklı olan diğer uydulardan farklı olarak, Dünya’nınkine benzer.

Eğer yukarıdaki ayrıntılar dikkatinizi çekmediyse, daha fazlası da var!

İçerisinde; PirinçUranyum 236 ve Neptünyum 237 gibi İşlenmiş Metallerin bulunduğu ay taşları bulunmuştur. Bu elementlerin ASLA doğal olarak oluştuğu tespit edilememiştir. Uranyum 236 radyoaktif nükleer atıktır ve Uranyumun kullanılıp yeniden işlem görmesiyle elde edilir. Daha ilginci ise; radyoaktif metalik bir element olan Neptünyum 237 nükleer reaktörlerin bir yan ürünüdür ve Plütonyum üretmektedir.

Ay’ın bu gizemli özellikleri, 1970’lerde Sovyet Bilimler Akademisi‘nden Mikhail Vasin ve Alexander Shcerbakov‘u “Ay, Dünya Dışı Zeki Varlıkların ürettiği bir şey mi?” adlı makaleyi yazmaya yöneltti.

Ayrıca Nobel Kimya Ödülü sahibi Dr. Harold Urey, “astronotların aya ait bulgularıyla bu materyallerin Titanyum içeriğinden korkunç derecede şaşkın olduğunu” söyledi. Bu durum getirilen numunelerin içindeki Titanyum varlığını açıklayamayan araştırmacılar için inanılmaz ve akıl karıştırıcıydı.

Diğer bir deyişle, bizim uydumuz olan Ay Güneş Sistemimizdeki diğer aylarla aynı yapısal özelliklere sahip değil. Eğer bu yeterince garip değilse, Dünyanın neresinden bakarsanız bakın, Ay’ın sadece bir yüzünü görebiliyoruz.

Kaynak: Ancient Code

Çeviri & Ekleyen: Şeref Kaplan – UFO Dünyası

Bu Yazıya Yorum Yapmak İster misiniz?

Bu site istenmeyen postaları azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenmek için lütfen TIKLAYIN.