Dünyamızda Neler Oldu, Oluyor ve Olacak?

Dünyamızda Neler Oldu, Oluyor ve Olacak?

Dünya Dışı Irkların Amacı Ne? İstila mı, Yardım mı?

Eminim birçok insanın, hatta şüphelerle dolu insanların bile, kafasında bu soru vardır! Niyetleri ne!

Bu konuda çok çeşitli görüşler var. Bazıları amaçlarının istila olmadığını, amaçları istila olsaydı zaten ellerinde, bizlere göre, çok ileri teknolojileri olduğu ve bunu kolayca yapabilecekleri yönünde fikirlere sahipken, bazıları da, bir şekilde, bizlerin kaynaklarını sömürmek için geleceklerini ya da zaten burada olduklarını iddia ediyorlar. Bazıları ise zaten Dünya Dışı Uygarlıkların olmadığına inanıyorlar ki bu grubun temel dayanağı dinsel metinlerdir. En azından bu yönde görüş bildirenlerin çoğu dinsel metinleri kaynak gösteriyorlar. İşin ilginç yanı ise; dindar olup da Dünya Dışı Irklara inananlar da yine aynı dinsel metinleri kullanarak varlığına kanıt sunmaya çalışıyorlar.

Şahsen Dünya Dışı Irklar gizeminin dinsel metinlerle anlaşılabileceğine çok da ikna olamadım. Tarih boyunca dinler, devamlı, işlerine gelen bilimsel ya da fantastik olayları kabul etmişler, işlerine gelmeyenleri de, kanıtları olsa bile, reddetme yönüne gitmişlerdir.

Peki, gerçekten de Dünya Dışı Irklar var mı? Varsa neredeler ve neden hiç göremiyoruz? Görsel kanıtlar neden çok net olamıyor bir türlü? Resimler bulanık, videolar bulanık! Neden böyle oluyor acaba? Tarihten hiç kanıt var mı? Antik ya da yakın tarihte görüntülenen, tanıklık edilen UFO olayları var mı? Varsa kanıt nitelikleri olabilir mi? Yoksa sadece birer fantezi olarak mı görülmeliler?

İlk sorudan başlarsak, Dünya Dışı Irkların varlığı, bilinen tarih içerisinde birçok yerde var! Tablolardael yazmalarındatarihsel kayıtlarda! Ve hatta dinsel metinlerde! Çelişki gibi görünse de dinsel metinlerde, muhtemelen alıntılandıkları antik uygarlıklar nedeniyle, bu bilgiler var! Kazara mı girdi acaba sorusu akla geliyor o zaman da! Ben kazara olduğunu düşünüyorum. Çünkü dinleri oluşturan insanların tek amacının, bir şekilde, insanları kontrol altında tutmak olduğu düşünülürse, bu tür bilgileri açıkça paylaşmak isteyeceklerini pek düşünmüyorum. Nedeni ise çok açık! Günümüzde yapılan şeyle aynı nedenden: İnsanların inançlarını şüphe ile yok etmemek!

Dinsel metinlerin alıntılandığından bahsettim! Eminim birçok insan “hadi ordan” diyordur. Ancak bu alıntıların neler olduğuna ve nereden geldiğine de bir bakmak lazım. Günümüzde bilinen en eski yazılı kanıtlar Sümerlerden gelmekte. Arkeologlar daha eskisini keşfedene kadar bununla yetinmek zorundayız.

Her neyse: Sümer metinlerine bakıldığında, günümüz tek tanrılı dinlerinin birçok motifini barındırdığını görüyoruz. Cennet-CehennemŞeytan-MelekArafÖteki Dünyaİbadetlerin Güneşe ya da Gök Cisimlerine Göre Ayarlanmasıİbadet Yerleri ve daha birçok konu! Bu konuda kaynak çok aslında! Sayın Muazzez İlmiye Çığ’ın eserleri, Noah Kramer’in eserleri, Zecharia Sitchin’in eserleri çok aydınlatıcı kaynaklardır. Hepsi de Sümer dili ve kültürü konusunda birer otorite durumundalar. Sümer diline egemenler ve o dili çözümleyen ve tercüme eden birer bilgi hazinesi durumundalar. Ve özellikle Sümer Tabletleri çözümlendiğinde, günümüz tek tanrılı dinlerinin kökenlerinin oralara dayandığı görülmekte.

Peki, SümerlerlDünya Dışı Irkların ne alakası var? Bu konuda Zecharia Sitchin kitaplarına bakmanızı öneririm. Özellikle tabletlerin çözümlemesinin yapıldığı Enki’nin Kayıp Kitabı isimli kitabını okumanızı çok isterim. Dünya Dışı Irklar ne zaman ve neden gelmişler dünyaya? Geldiklerinde neler yapmışlar? Birçok kültürün inandığı YARATILIŞ gerçek mi yoksa bizler birer köle olmak üzere mi üretildik? Eğer öyleyse, sonra neden bizleri kendi başımıza bıraktılar? Birçok kâhinin 2016-2017 yılları için yaptıkları kehanetler doğru mu? Bu yıllarda neler olacak?

Sorular, sorular, sorular!

2017 yılı için, şahsen, çok iyimser değilim ki 2016’nın ikinci yarısına girdiğimizde, bunu daha net görmeye başladım. Bugüne kadar okuduğum birçok kitap, makale, yaptığım sohbetler 2017 yılının ilk altı ayının çok da iyi gitmeyeceğini gösteriyor! Dünya çapında; Ekonomik Yıkımlar, Politik Çıkmazlar, Kuraklık ve dolayısıyla Açlık ve Savaş!

Aslına bakarsanız son yıllarda bunların, neredeyse hepsi oluşmaya başladı! Mesela Orta Doğu her zaman bir savaş içerisindeydi! Kuzey Afrika çok da istikrarlı değildi! Asya’ya baktığınızda istikrarlı gibi görünmesine karşın, sanırım uzak olduğumuz için, çok da fazla ilgilendiğimiz bir bölge değildi ama orası da hiç iç açıcı değil! Çin’in ekonomik olarak durağanlaşması ki A.B.D.’nin en çok borcu olan ülkedir ÇİN fakat yine de sıkıntılı durumdalar. Bununla birlikte Japonya ile tarihten gelen bazı çekişmelerini de eklersek, istikrarsızlık oldukça çok. Güney Kore ve Kuzey Kore ise Düşman Kardeşler durumunda! Çok uzun yıllardır böyle ve kuzeydeki yaramaz kardeşin ne yapacağını kimse kestiremiyor!

Avrupa Birliği ne yapacağını bilemez durumda ve neredeyse parçalanma aşamasına geldiler. İngiltere’nin (daha doğrusu Büyük Biritanya’nın) son referandumda aldığı sonuç ortada. Yunanistanİspanya ve Portekiz’in ekonomik sıkıntıları, işsizlik oranları had safhada! Hatta bir ara Yunanistan ve Portekiz için İFLAS EDECEK söylemleri çok da yabana atılmıyordu.

Amerika Kıtasında en sakin ülke olarak Kanada görülebilir. Ama güneyine indikçe sıkıntılar oralarda da artıyor. Politik belirsizlikler, fakirlik, işsizlik vs.

Şimdi biraz da antik tarihe dönelim ve Planet X ya da Nibiru denen, NASA başta olmak üzere, son yıllara kadar, neredeyse her resmi kurumun REDDETTİĞİ o gizemli gezegene bir bakalım!

Planet X ya da Nibiru ile ilgili olarak 1979 tarihinde ilk bilgi Zecharia Sitchin tarafından verildi. Kitabının adı 12. Gezegen! Bundan yaklaşık 3-4 yıl sonra Washington Post haber yaptı. Sadece bir gün yayınlandı ve bir daha kimse bahsetmedi bu olaydan. Başlık ise şuydu: Gizemli Gök Cismi Keşfedildi!

Gizemli Gök Cismi Haberi – Washington Post

  • Eliptik bir yörüngesi olduğu,
  • 3600 yılda bir dünyaya yaklaştığı,
  • Bu yaklaşma esnasında gezegenin yüksek çekim gücü nedeniyle meydana gelecek; deprem, sel baskınları, iklim olayları, kuraklık gibi bazı doğal olaylar olacağı,
  • Bu gezegenin adının Sümer Dilinde GEÇİŞ GEZEGENİ anlamına geldiği,

şeklinde açıklamalar var. Bu açıklamaların kökeni ise Sümer Tabletlerinin çözümlemesi!

Bu konuda daha detaylı bilgi için kitabı okumanızı öneririm. Aynı zamanda 12. Gezegen kitabının PDF formatını da buradan indirebilirsiniz.

Peki, neler söylüyor bu kitapta Dünya Dışı Irklar hakkında?

Kısaca özetlersek;

  1. Kendi dünyalarında, bizdekine benzer bir atmosfer sorunu var. Ozon tabakası benzeri bir sorun. Bu sorunun düzeltilmesi için ise, gezegenlerinde çok az bulunan, altın gerekmektedir.
  2. Gezegenlerinde de, tıpkı bizde olduğu gibi, iktidar hırsı ve iktidar sorunları var.
  3. Bu sorunlar nedeniyle ortaya çıkan huzursuzluk sonucu oradaki soylulardan birisi, Alalu, gizlice bir uzay gemisine binerek Nibiru’dan kaçar.
  4. Onların Ki olarak adlandırdıkları 7. Gezegen olan Dünya’ya gelir ve araştırmaları sonucu altın bulur.
  5. Bunu Nibiru’ya bildirir ve bir ekip gönderilir. Ekibin başında, Alalu’nun damadı olan Enki (Dünyanın Efendisi anlamındadır ya da Nibiru’daki adı ile Ea) vardır.
  6. Altını çıkartmak için Nibiru’dan ekip istenir. Gelen ekipte Enlil vardır. Enki ve Enlil üvey kardeştir. Enlil bilim subayıdır aynı zamanda.
  7. Enki Abzu şehrine gider, Enlil ise kurulan sabit tesisleri geliştirmek için Edin’de kalır. Alalu ise Lahmu’ya (Mars) bir üs kurması için gönderilir ve oranın komutanı olur. Marsın seçilme nedeni ise; yörüngesel döngüde Nibiru’nun en yakın olduğu gezegen Marstır. Altınlar Dünya’dan Mars’a ve oradan da Nibiru’ya aktarılacaktır.
  8. Daha sonra tıp subayı olan, Anu’nun (Nibiru’nun kralı) kızı Ninmah gelir dünyaya.
  9. Dünyadaki Nibiru’lulara Anunnakiler denir. İgigiler ise Mars’taki tesisleri işletirler.
  10. Daha sonra Anunnakiler isyan ederler ve tıp subayı Ninmah Enlil ile birlikte laboratuvarda çalışma yaparak insanı yaratırlar ya da üretirler.
  11. Çeşitli evrelerden geçerek, şimdiki halimize getiriliriz. Bunun için de kendi DNA’larından eklerler. Yürüme, Konuşma, Üreme sorunlarını bu şekilde çözerler ve kendileri yerine çalışacak KÖLELERİNİ yaratırlar ya da ÜRETİRLER.

Sanırım bu maddelerden bazılarının Nibiru’nun yaklaşması sonucu olabileceklere birer ışık tuttuğunu varsayabiliriz. Aslına bakarsanız diğer soruların da cevapları bu özetin içerisinde yatıyor! Gelirlerse, büyük ihtimalle, bizleri köleleri olarak kullanmaya devam edeceklerdir. Ya da bazı araştırmalarım sonucunda ulaştığım bazı bilgiler ışığında şunu da söyleyebilirim:

Dünyayı ele geçirip, bizleri yok etmek isteyen Irklar olduğu gibi, bizleri korumaya odaklanmış Irklar da mevcut. Bu Irkların kurdukları bir Federasyon var ve şu ana kadar korumaya odaklanan bu Irklar ya da Federasyon kazanıyor gibi duruyor. Dünyayı istila etmeye ve korumaya çalışan ırklar, lütfen:

yazılarımıza da bir göz atmanızı öneririm.

Bu konuda daha farklı bilgilere sahip olanların paylaşımlarını merakla bekliyorum.

Yazının devamı ileriki günlerde yayınlanacak!

Özgün Yazı: UFO Dünyası – Şeref Kaplan

Bu Yazıya Yorum Yapmak İster misiniz?

Bu site istenmeyen postaları azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenmek için lütfen TIKLAYIN.