Bilim UFO`lar Hakkında Ne Diyor?

Bilim UFO`lar Hakkında Ne Diyor?

Bilimevrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan bilgi edinme ve yöntemli araştırma sürecine denir.

Bilimin asıl uğraşı alanı doğa olaylarıdır. Burada doğa olaylarını en genel kapsamıyla algılıyoruz. Yalnızca fiziksel olguları değil, sosyolojik, psikolojik, ekonomik, kültürel vb. bilgi alanlarının hepsi doğa olaylarıdır.

Özetle, insanla ve çevresiyle ilgili olan her olgu bir doğa olayıdır. İnsanoğlu, bu olguları bilmek ve kendi yararına yönlendirmek için varoluşundan beri tükenmez bir tutkuyla ve sabırla uğraşmaktadır. Başka canlıların yapamadığını varsaydığımız bu işi, insanoğlu aklıyla yapmaktadır.

Bilim, yüzyıllar süren bilimsel bilgi üretme sürecinde kendi niteliğini, geleneklerini ve standartlarını koymuştur. Bu süreçte, çağdaş bilimin dört önemli niteliği oluşmuştur.

Bilimin tarifini okuyunca (ki internette kolayca birçok tarife ulaşılabilir) birden aklıma şu soru geliyor: Acaba yukarıdaki tarif çok açık ve net iken, konu UFODDV (Dünya Dışı Varlık), UzaylıUzaylılarca Kaçırılma olduğunda, bilim birden bire araştırmaya ihtiyaç duymadan, neden direkt olarak bahsi geçen konulara MUHALİF oluyor.

Yüzlerce hatta binlerce görsel tanık olsa da, ııııh kabul etmiyorlar. O gördükleri METEOROLOJİ BALONU oluyor, UYDU oluyor, UÇAK oluyor, GÖZ YANILSAMASI oluyor, METEOR oluyor ama bir türlü UFO olamıyor. Birisi bir fotoğraf çekiyor, sonra bilgisayarına (yakın geçmiş ve günümüzde) atıp baktığında, o fotoğrafta olmaması gereken bazı nesneler görüyor ve tepki otomatik olarak hazır: SAHTEPHOTOSHOPMONTAJ! Bu tepkileri verirken şunu hiç düşünmüyorlar! O fotoğraf sahibinin itibarını zedeleyebilecek, onu çevresinde zor duruma sokabilecek durumlara sokabiliyorlar. Bir video görseler, ilk tepki nedense, yine fotoğraflardakine benzer tepkiler oluyor. Bilim, bir yere kadar, bu tepkilerde haklı diyebiliriz ama sıradan dünyalılar da benzer tepkiler veriyorlar. Sanırsın hepsi de birer DİJİTAL VERİ UZMANI!

Hadi teknoloji çağında bunlar olabilir diyelim. Art niyetli insanlar var ve bunlar da bilgisayar konusunda mükemmel ötesi (!) durumdalar, birer dijital veri uzmanı (!) hepsi de ve yukarıda bahsedilen SAHTEKÂRLIKLARI yapabiliyorlar. Ya teknolojinin bu kadar halkın içine girmediği, giremediği dönemlere gidersek ne olacak? Adam resim çekmiş ailesiyle yaptığı KIR gezisinde! Fotoğrafçıya götürüyor ve TAB (yani fotoğrafı bastırıyor) ettiriyor. Bir de ne görsün! Resimleri eline alıyor ve eşinin tam da arkasında, havada asılı duran bir şey var. O ne ola ki? Fotoğrafçı ne yapmış öyle bizim resme diyerek söylenmeye başlıyor arkadaşımız.

Bu durumda sahtekârlık yapacak kişi sayısı da çok azalıyor tabii. Şimdiki zamanda teknoloji GURULARI (!)  o kadar çok ki! Ama o dönemde herkes evine fotoğraf basacak bir laboratuvar kuramıyor tabii. Doğal olarak da o resimle oynayacak kişi ya da uzman sayısı çok azalıyor ama bilim yine de o dönemdeki resimlere aynı gözle bakıyor.

Biraz daha geriye gidelim mi? 1839 yılından da geriye ki fotoğraf makinesi bu tarihte icat edildi ve fotoğraf çekmenin imkânsız olduğu ama RESİM ÇİZMENİN uzuuunca yıllardır kullanıldığı eskilere gidelim mi? Doğal olarak o dönemlerde montaj yapabilecek teknolojiler yok. Olsa olsa reprodüksiyon (olan bir eseri tıpkı orijinali gibi yapma) yapılabilir. Ama bilim adamları bu tür KANITLARA da şüpheyle yaklaşmaya devam ediyorlar. Sahtekârlık arıyorlar! Sanki her UFO gören, fotoğrafını – videosunu çeken, tablosunu çizen muhtemel sahtekârlık adayı.

Hadi amaaa! Bir zamanlar (hatta günümüzde dahi) dinlerin işlerine gelmeyen her durumda bilimi reddedip, işlerine geldiğinde bilimin arkasında durmaları gibi davranan bir BİLİMLE karşı karşıyayız sanki.

Zecharia Sitchin Antik Çağlarda dünyamızı ziyaret eden Dünya Dışı Varlıklar hakkında birçok kitap yazdı! Özelikle bir kitabını tavsiye ediyorum, lütfen okuyun: Enki’nin Kayıp Kitabı. Ki bu kitap ilk çıktığı zamanlarda birçok bilim adamıarkeologlardanastronomlarafizikçilerden matematikçilere direkt olarak Sitchin‘e muhalefet edip, ona türlü hakaretlerle saldırdılar! Ama günümüze geldikçe birden Sitchin takdir toplamaya başladı. Eskiye nazaran arttı tabii bu takdir. Yoksa hala o’na MUHALEFET edenler çok fazla. Fakat kitabın içeriğine gelince, işte burası çok ilginç!

Kronolojik olarak bir bakalım neler olmuş?

1976Zecheria Sitchin’in 12. Gezegen kitabı piyasaya çıktı.

1979Zecharia Sitchin’in kitabının piyasaya çıkmasından 3 yıl sonra Amerikan Astronomi Birliği “Planet X” projesini başlattı.

1981Pluto’nun yörüngesinde saptanan düzensizlikler üzerine 10. gezegenin var olup olmaması üzerine araştırmalar başlatıldı.

1982NASA resmi olarak 10. gezegenin varlığını kabul etti.

1983NibiruNASA‘ya ait IRAS (Infrared Astronomical Satellite) uydusu ile 10. gezegen olarak ilk defa görüldü

1992Kuiper Kuşağı üzerinde ilk çalışmalar David Jewitt ve Jane Luu tarafından Hawaii Üniversitesinde başlatıldı. O tarihten günümüze değin Kuiper Bölgesinde 400 kadar nesne saptandı.

19981970‘li yılların başında gönderilen uzay araçlarının uzaklaşma hızlarındaki azalmalar dikkat çekti (Pioneer 10, Pioneer 11). 90’lı yılların başında bunun nedeni anlaşılamadı. Bu sene ise bunun 2001 KX76’nın çekim gücünden kaynaklandığı öne sürülüyor.

2000NEOS (Near Earth Objects) projesi kapsamında 2001 KX76 dâhil olmak üzere dünya yaşamını tehlikeye sokabilecek olası cisimler üzerinde çalışmalar başlatıldı.

Şubat 2001Kuiper Kuşağı çevresinde dolanan CR105 isimli kuyrukluyıldızın yörüngesindeki belirgin düzensizlikler üzerinde çalışmalar başlatıldı. Düzensizliklere orada büyük bir gezegenin sebep olacağı sonucuna varıldı.

4 Nisan 2001GezegenArizona Lowell Gözlem Merkezince 2001 KX76 olarak Robert Millis ve arkadaşları tarafından resmi olarak kataloglandı.

7 Ocak 2001İsviçre‘deki Neuchatel gözlem evinde de gözlendi. Bilim adamları keşiflerini basına duyurduktan bir hafta sonra haberin asılsız olduğunu belirttiler (neden acaba).

11 Nisan 2001National Optical Astronomy Observatory (NOAO) tarafından 10. gezegenTrans Neptunian Object (TNO28976 = 2001 KX76 olarak onaylandı.

23 Ağustos 2001ESO 2001 KX76‘nın Ceres’ten daha büyük olduğunu duyurdu.

2001Deep Ecliptic Survey isimli proje kapsamında Nibiru‘nun ilk dijital resimleri çekildi

Tucson yakınlarındaki (AZ) Kitt Peak Ulusal Gözlemevi ve Şili’deki Cerro Tololo Inter-American Gözlemevi).

2001Nibiru‘nun albedosu (Albedo, bir cismin yüzeyine gelen ışığı geri yansıtma kapasitesidir. Teoride, mükemmel yansıtıcıların albedosu “1”, ışığı tümüyle soğurup yansıtmayan cisimlerin albedosu “0” değerini alır. Ancak pratikte ne mükemmel bir yansıtıcı, ne de mükemmel bir soğurucu vardır.) rengi ve diğer özellikleri 6.5-metrelik Magellan Teleskopu ile Las Campanas’taki gözlemevinde (Şili) saptandı (Magellan Instant Camera(MagIC).

200310. Gezegenin yaklaşmasının etkisiyle dünyanın her tarafında çeşitli büyüklüklerde depremler olmaya başladı. Can kaybına yol açmayan hafif depremlerin sayıları artmaya başladı.

20031980‘li yılların ortalarından itibaren meydana gelen Güneş‘teki anormalliklerin sebebi anlaşılamamıştı. Nibiru‘nun etkisi ile Güneş‘teki değişiklikler dünyadaki tüm güneş gözlemevlerinde ve uzaydaki SOHO uydusu ile incelenmeye başlandı.

17 Nisan 20032001 KX76‘nin ismi “Ixion” olarak değiştirildi.

15 Mart 2004NASAKuiper kuşağında yeni bir büyük cisim saptadığını duyurdu. 2003 VB16 olarak kataloglanan bu yeni cisme SEDNA ismi verildi.

6 Eylül 20062003 UB313 (Önce Xena sonra Eris ismi verildi) Güneş‘ten 97 Astronomik birim uzaklıkta 10. gezegen adayı olarak keşfedildi ve kataloglandı.

(Kronoloji Kaynakhttp://bluepoint.gen.tr/nibiru2.html)

Aşağıda ise 31.Aralık.1983 tarihli Washington Post gazetesinin küpürü var. Ne hikmetse, ne o dönemde anılan o gazete ne de başka bir gazete ya da yayın organı, o günden sonra bir daha bu konuda yayın yapmadı. Ama burada önemli olan konu Sitchin’in 1976 yılında kaleme aldığı kitap ve 3 sene sonra Amerikan Astronomi Birliği Planet X projesini hayata geçiriyor ve 7 sene sonra da NASA’nın 2001 KX76 olarak katalogladığı gezegen yani Planet X, ortaya çıkıyor ve çok tanınmış bir gazete haber bile yapıyor. Fakat, nedense, Sitchin yazınca UYDURMUŞ ya da yanlış yorumlamış oluyor Sümer tabletlerini.

Washington Post Nibiru Haberi | Kısaca yazan şey şu: Neredeyse Jüpiter kadar DEVASA ve neredeyse onun kadar DÜNYA‘ya yakın bir cisim keşfedildi.
Washington Post Nibiru Haberi | Kısaca yazan şey şu: Neredeyse Jüpiter kadar DEVASA ve neredeyse onun kadar DÜNYA‘ya yakın bir cisim keşfedildi.

Kısaca yazan şey şu: Neredeyse Jüpiter kadar DEVASA ve neredeyse onun kadar DÜNYA‘ya yakın bir cisim keşfedildi.

Bir de Evrenin Ucuna Yolculuk Belgeselini izlemenizi öneririm. İlginizi çekecek!

Bu Yazıya Yorum Yapmak İster misiniz?

Bu site istenmeyen postaları azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenmek için lütfen TIKLAYIN.