Bermuda Şeytan Üçgeni – Neler Oluyor?

Bermuda Şeytan Üçgeni diye adlandırılan bölgede battığı, ortadan yok olduğu belirtilen gemiler ya da düştüğü öne sürülen uçaklarkazaların nedenleri konusunda spekülasyonları da artırıyor doğal olarak. Bu kazalar ya da ortadan yok olmalar için net bir açıklama getirilebilmiş değil. Ancak, UFO vb. gibi bilim dışı iddialar bir tarafa bırakılacak olursa, okyanus dibindeki metan hidrat yoğunlaşması nedeniyle serbest kalarak yükselen metan gazı ve gaz balonlarının yol açabileceği, aniden ortaya çıkan dev dalgalar gibisinden spekülasyonlar da var.

Bu konuda Wikipedia’da şöyle bir açıklama getirilimiş:

Bermuda (Şeytan) Üçgeni, geçmişte Atlantik Okyanusunda çok sayıda uçak ve geminin kaybolduğu, eskiden manyetik olduğu sanılan fakat günümüzde okyanus akıntılarının etkisiyle oluşan bir doğalgaz kaynağına ev sahipliği yaptığı düşünülen alanın olduğu bölgenin adıdır. Bu bölge Amerikan sahil koruma örgütünün 7 nolu bölge müdürlüğünün 5720 sayılı sirküler yazısında şöyle tarif edilmektedir:

Bermuda Üçgeni ya da Şeytan Üçgeni diye anılan hayal ürünü yer, Atlantik‘te, ABD‘nin güneydoğu kıyılarında, açıklanamayan gemitekne ve uçak kayıplarının çok yüksek oranda yer aldığı bir alandır. Bu üçgenin köşelerinde BermudaFlorida‘daki Miami, ve Puerto Rico‘daki San Juan olduğu kabul edilmektedir.

Kimsenin açıklama getiremediği bu esrarengiz fenomen, içinde bilim adamlarının da bulunduğu pek çok insan tarafından “doğaüstü bir takım güçlerin yaptırımı” olarak algılandı ve öyle zannedildi. Bu açıklamalar arasında kayıp kıta Atlantis‘in orada bulunup (bu düşünceyle paralel olarak Atlas Okyanusu ismini almıştır.) Kayıp Kıta‘nın hiçbir zaman anlaşılamayan teknolojik ve manyetik kayıp aygıtlarından birinin etkisinden veya o bölgenin defalarca Dünya Dışı Irkların ziyaretlerinde, orada yarattıkları manyetik alanın bir etkisi olduğu, hatta Kristof Kolomb‘un bile tuttuğu günlüklerde, o bölgede gökyüzünde uçan tanımlanamaz cisimlerden bahsedildiği iddia edilmiştir. Bu esrarengiz üçgen ile ilgili olarak yapılan son iddia ise uzun yıllardır devam eden araştırmaların birkaç yıl önce bir sonuç verdiğinin iddia edilmesi ile ortaya çıktı. Bu son iddiaya göre tüm bu gizemli olaylar aslında basit bir doğal gaz cilvesi idi.

Yer altından fışkıran doğal gazlar, sadece yüksek kara parçalarından değil, deniz ve okyanus tabanlarından da çıkarlar. Çünkü deniz tabanları da üstü suyla kaplanmış alçak kara parçalarıdır. Ancak, okyanusların derinliklerindeki bölgelerden çıkmak isteyen doğal gazlar, oradaki çok düşük ısının da etkisiyle katı hâle dönüşürler ve “hidrat” denilen beyaz ve tebeşirimsi bir madde hâline gelirler. Çok derinlere dalabilen robot kameraların bu bölgedeki kar beyaz okyanus tabanını ve bazı gemi enkazlarını resimlemesinden sonra konuya şu bilimsel açıklama getirilmiştir:

Bu bölge, Gulf Stream denilen sıcak su akıntısının da geçtiği yerdir. Tabanın bazen ısınması yüzünden, bu “tebeşir gazlar” erir ve sudan hafif oldukları için yüzeye doğru yükselirler. O anda, tabandan yüzeye kadar suyun yoğunluğu azalır. O sırada oradan geçen ne varsa, derin bir kuyuya düşer gibi hızla okyanusun dibini boylar. Çünkü yoğunluğu düşen su, gemileri taşıyacak kaldırma kuvvetini oluşturamaz. Gazın yükselmesi sona erince yoğunluk tekrar eski haline döner ve geride hiçbir iz kalmadan kocaman gemiler kilometrelerce derine gömülmüş olurlar.

 

Uçakların düşerek kaybolması ise yine aynı sebeptendir. Yüzeye çıkan doğal gazlar, havadan da hafif oldukları için yükselmeye devam ederler. Bu kez yoğunluk azalması, bölgenin üzerindeki atmosferde oluşur. Oradan tesadüfen geçen jet motorlu veya pervaneli bir uçak hemen irtifa kaybeder ve motorları durur. Çünkü jet motorlarındaki benzinin yanması için oksijene ihtiyaç vardır ve düşük yoğunluklu havanın içindeki oksijen miktarı motorların çalışması için yeterli değildir. Pervaneli uçakta ise uçağın havada kalabilmesi için uçağa etkiyen kaldırma kuvveti, havanın yoğunluğu düşmesinden dolayı azalır. Böylece uçak da, hızla okyanus tabanına doğru inişe geçer.

Bermuda Üçgeni hakkındaki birçok iddiadan biri de kayıp şehir Atlantis‘in konumu ile Bermuda Üçgeninin konumunun aynı yer olduğu düşüncesi 10. neden olarak gösteriliyor. Ünlü medyum Edgar Cayce1968‘de, arkeologların kayıp şehir Atlantis‘e Bimini yakınlarında, Bermuda Üçgeninden bir giriş bulunabileceği konunda bir kehanette bulunmuştur. O zamanlarda, batmış bir kaya oluşumu Bahamalar açıklarında bulunmuştur ve birçok kişi bunun kayıp şehir Atlantis‘in varlığının kanıtı olduğunu düşünüyor.

Efsaneye göre, Atlantis şehri kristaller tarafından güçlendirilmiştir. Bu kristaller günümüzde enerji dalgaları gönderecektir ve bu da uçakları ve gemileri rotalarından saptırıp kaybolmalarına neden olacaktır. Komplo Teorisi aynı zamanda, Denizaltı Bölgesi 51 olarak bilinen sualtındaki askeri güçleri de Bermuda Üçgenindeki kayıplardan sorumlu tutmaktadır.

Yıllar önce Bermuda Şeytan Üçgeni ile ilgili bir kitap okumuştum. O zaman da, şimdi olduğu gibi, ilgimi çekmişti. Şimdi kitabın ismini tam olarak hatırlayamıyorum. Kısaca konusu Bermuda Şeytan Üçgeni‘nin; Atlantis UygarlığıDünya Dışı Uygarlıklar ve bu Dünya Dışı Uygarlıkların Atalntis‘lilere yaptıkları yardımlarla alakalı idi. Kitap bir roman değildi! Ama yine de kurgular olduğu kesin! Kısaca aktarayım kitaptaki olayları incelersek:

  1. İyi ve kötü olarak Dünya Dışı Irkların varlığından bahsediyordu.
  2. Bu iyi Dünya Dışı Irklar Andromeda Galaksisindendi.
  3. Kötü Dünya Dışı Irklar ise, şimdilerde Draconian olarak adlandırılan, gelişmiş bir uygarlıktı.
  4. Andromedalılar Dünyamızı korumaya çalışırken, Draconianlar ELE GEÇİRMEYE çalışıyorlardı.
  5. Andromedalılar Atlantislilere bir silah veriyorlar. Bu silah çok güçlü ve çok da güçlü bir manyetik etkisi var.
  6. Silahın tek amacı Draconianlara karşı savunma gücümüzü artırmak. Yoksa başka gezegenlereırklara ya da uygarlıklara saldırmak değil.
  7. Draconianlar üstün gelmek üzere olduğu için ve silahın da Draconianların eline geçmemesi için Andromedalılar Atlantislilere verdikleri silahı yok etmek zorundadır ama Atlantislilere de zarar verecek, hatta yok olmalarına neden olacaktır bu yok ediş.
  8. Atlantisliler Dünyanın geleceği için bu yok oluşu kabul ederler ve Atlantislilerin silahı yok etmelerine izin verirler.
  9. Büyük bir deprem olur bu yok ediş sırasında. Silah, şimdi Bermuda olarak bilinen bölgede bulunan çok derin bir bölgeye gömülür.

Puerto Rico´nun 100 mil kuzeyiAtlantik Okyanusu´nun en derin yeridir, Puerto Rico su altı hendeğinin derinliği 9.200 metreye ulaşır. Florida Boğazı´nda derinlik 5.000 metreyi aşar. Büyük Bahamalar´dan Kuzeydoğu Providence Kanalı´na uzanan bölgede derinlik 2.000 ile 4.000 metre arasındadır. Kısacası, Miami´den, Bahamalar´a uzanan bölgede okyanusun derinliği yaklaşık olarak 6.000 metredir ve bu sular sakin değildir.

  1. Gömülen silahın manyetik etkisi çok güçlü olduğu için, özellikle teknoloji gelişmeye başladıkça, gemi ve uçaklardaki navigasyon (seyrü-sefer) aletlerinde sorun yaratıyordu. Aynı zamanda, bazı meteorolojik olaylarda da etkisi olduğunu düşünen yazar, teknoloji öncesi dönemlerdeki gemi kazası olaylarında, yine, bu silahın etkisini ikna edici bir şekilde açıklamıştı.
Efsane Şehir Atlantis

Öncelikle, yukarıda bahsi geçen kitapla ilgili bilgisi olan var ise (yazarı, adı vs.) buradan paylaşırsa sevinirim. Fark ettim ki tekrar okumak istiyorum. Ayrıca bu konuda farklı yorumları olan arkadaşların da paylaşımlarıyla destek olmalarını rica ediyorum.

Teşekkürler

Özgün Yazı: Şeref Kaplan – UFO Dünyası

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.