İki Yüzlü AB & ABD

Öncelikle savaşa karşı olduğumu belirterek başlamak istiyorum yazıma. Savaşta kazanan taraf, her zaman, savaşı lojistik olarak destekleyen TACİRLER olmuştur.

Rusya – Ukrayna krizinde de, daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, savaş Rusya ile ABD ve dolayısıyla NATO ve AB arasında olmaktadır. Ukrayna ise bu saydığım ülke ve kuruluşların tuzağına düşmüştür. Tarihte görülmemiştir silahı satanların savaştığı! Mesela ABD! Sınırlarında bir kere bile savaşmamışken (Pearl Horbor hariç), dünya üzerinde DEMOKRASİ(!) GÖTÜRMEDİĞİ bir yer kalmamıştır. İşin ilginç yanı, ABD halkının buna inanıp, güya VATANSEVERLİK gösterileri yapmaları. O DEMOKRASİ götürme sırasında ölen askerlerini ve geri dönen askerlerini KAHRAMAN ilan etmekteler. Tabii ki ölüm her zaman kötüdür. Ölümler can yakar! Ama canı yanan sadece ölenlerin aileleri, yakınları ve arkadaşlarıdır. 

Rusya – Ukrayna olayına gelince; İki Yüzlü batı (ABD, AB ve NATO)  tüm imkanlarıyla dezenformasyon yapmaya devam ediyor. Tıpkı Irak‘ta kimyasal silah bulunduğu yalanı gibi! Ama son 7-8 yıldır Ukrayna ABD‘nin de desteğiyle 5’ten fazla biyolojik silah laboratuvarına sahip. Ama, her zamanki gibi, bunu yalanlıyorlar ve dünya da buna inanmaya hazır. Bunun yanında, tüm basın kaynakları (TV, Gazete, Dergi ve hatta Youtuberlar), ağız birliği etmişçesine, Rusya‘nın sivilleri öldürdüğü, hastanelere bile saldırdığını, okulları bombaladığını söylüyorlar. 

2014 yılında Ukraynalı Neo-Nazilerin (ordu, polis ve milisler olarak) uyguladıkları katliam zamanlarında Donbas’ta alınan önlemler…

Peki, bu çok değerli(!) batılılar Ukraynalı neo-nazilerin Lugansk, Donbas, Donetsk, Dinipropetrovsk ve Mariopol‘da okullara ve hastanelere saldırdıklarından, sivilleri sniperlar ile vurduklarından, nedense, hiç bahsetmiyorlar. Yani batının desteklediği(!) Ukrayna‘da ölenler İNSAN ise Lugansk, Donbas, Donetsk, Dinipropetrovsk ve Mariopol‘da öldürülenler KİM? Kendi destekledikleri çok DEĞERLİ(!), Rusya’nın destekledikleri DEĞERSİZ mi?

Bu olayların 2014 versiyonunu da bilmek gerekiyor. Bu nedenle de linkteki yazıyı lütfen okuyun. 2014 yılında yaşananları anlatan, ve tıpkı Kuzey Kıbrıs‘ta Türklere yapılan SOYKIRIMIN aynısını Rusça konuşan ve kendilerini Rus olarak tanımlayan ve bağımsızlıkları Minsk anlaşmasıyla da garanti alınan, Ukrayna‘nın doğusunda yaşananları anlatan bir film var. Adı “Güneş Işığı – Солнцепек“!. Maalesef Türkçe Dublaj ya da alt yazılı bulamadım. Rusça olsa da görüntüler kan dondurucu ve bir fikir verecektir.

NOT: Aşağıda Fragmanını bulacaksınız. Filmin tamamını da bu linkten izleyebilirsiniz.

Ayrıca bu konuda Oliver Stone tarafından çekilmiş bir seri belgesel var. Ukrain on Fire – Ukrayna YanıyorRevealing Ukrain – Ukrayna’yı İfşa Etmek ya da Ukrayna Gerçekleri ve Ukrain – 30 years of Dependence – Ukrayna – 30 Yıllık Bağımlılık. Linkler Ulusal Kanal‘dan.

Bu belgeseller ve yukarıdaki film, batının ne kadar İKİ YÜZLÜ olduğunu, Ukrayna‘yı bir Proxy Savaşın içine soktuğunu anlayabileceksiniz.

Aylardır yapılan silah yardımları ki hala devam ediyor, bile yetmedi, Rusya’yı durdurmaya. Kaldı ki, Rusya açıkça Ukrayna‘yı işgal ve ilhak etmeyeceğini, sınırlarının dibinde bir tehdit istemediğini (ki buradaki tehdit, dünyanın da başına bela olmuş, bizi terör ve Kıbrıs konusunda yalnız bıraktıkları yetmezmiş gibi AMBARGOLAR uygulamış bir NATO ve batıdan bahsediyorum), sınırlarının hemen dibinde bir füze sistemi ve NATO üssü (tabii ki NATO denince akla ilk gelen ABD oluyor) istemediğini yıllardır çok net bir şekilde dile getiriyor. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ise, resmen ABD, AB ve dolayısıyla da NATO’ya yalvarıyor. Bunu yaparken de Rusya‘nın öne süreceği tüm şartları koşulsuz kabul edeceğini söyleyip, hemen arkasından, yine yalvarmaya devam ediyor ve bu şekilde yaparak da ne kadar beceriksiz ve iki yüzlü olduğunu bir kez daha kanıtlıyor

Bu arada şunu da eklemekte fayda var. Özellikle batı ülkeleri olmak üzere, neredeyse tüm dünyadan Paralı Askerler geliyor. Ortalama ödenen ücret ise aylık 800 USD. Bu paralı askerler hem savaşıyor hem de eğitim veriyorlar. Peki, kime eğitim veriyorlar dersiniz? 18 yaş ve üzeri herkese. Yani sivil halka! Bazılarınız

ne var bunda, vatanlarını savunmak için yapıyorlar bunu

diyebilirler. Ama bu insanların neo-nazi olduklarını, Ruslar başta olmak üzere, neredeyse tüm ırklardan, renklerden ve inançlardan nefret ettiklerini unutmamak gerek.

Azov Özel Harekat Müfrezesi – Azov Müfrezesi, Azov Alayı olarak da bilinir – Azov Taburu veya kısaca Azak, aşırı sağcı, neo-Nazi, eskiden paramiliter bir Ukrayna Ulusal Muhafız birliğidir. Merkezi, Azak Denizi kıyı bölgesindeki Mariupol şehridir.

Daha fazla uzatmaya gerek yok sanırım. Savaş çok kötü bir şeydir ama, maalesef, bu hayatın da bir gerçeğidir. Eski bir asker olarak savaşa ne kadar karşı olursam olayım, savaşın hayatın gerçeği olduğunu kabul etmezsem, yapacağımız şey aynen şu olur:

1. Sivilleri öldürdüler (bazı terör örgütlerinin sivilleri KALKAN olarak kullandığını çok gördük. Bunu bir ordu yaparsa, o ordu(!) tıpkı Rusya‘nın tanımladığı gibi, TERÖRİST olur) )

2. Okullara saldırdılar (Eğer bir okulu karargah ya da benzeri bir işlev için kullanırsanız, o okul yok edilir)

3.Hastaneleri vurdular (Eğer bir hastaneyi karargah olarak kullanmaya başlarsanız, o hastane yok edilir)

gibisinden mazeretlerin arkasına sığınırsınız.

Ulu Önder Atatürk’ün çok değerli sözüyle bitirmek istiyorum:

Yurtta Barış, Dünyada Barış!

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.