İklim Değişikliği Kuzey Kutbunun Avrupa’ya Doğru Kaymasına Neden Oluyor!

İnsanın neden olduğu ve her şeyi etkileyen iklim değişikliği, insanoğlunun doğal dünya üzerindeki en dikkat çekici parmak izleridir. Küresel sıcaklık yükselmesi bir gün küresel ısınma nedeniyle oluşan sera gazlarının, kuzey kutup bölgesinde bir saatli bombaya dönüştürecek ve bu da alçakta bulunan sahil bölgelerinin sular altında kalmasına neden olacak. Şimdi ise bu etkinin tüm dünyayı etkileyecek ve dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi sırasında oluşan bir titremeye neden olduğu da ortaya çıktı.

Science Advances (Bilimsel Gelişmeler) dergisinin de ortaya oyduğu gibi, yoğun buz tabakalarının şiddetli bir şekilde erimesi ve eriyen buzdan ortaya çıkan suyun tüm dünyaya yayılması coğrafi Kuzey Kutbunun doğuya, kıta Avrupa’sına doğru hareket etmeye zorluyor. Bu işlem ise 2000 yılından beri yıllık yaklaşık 10 cm olarak gerçekleşiyor ve bu da bir kez daha gösteriyor ki, insanlığın eylemleri bunun tek nedenidir.

Araştırma yazarlarından ve NASA’nın Kaliforniya’da bulunan JPL’de (Jet Propulsion Laboratuary – Jet Motoru İtiş Laboratuvarı) Yer Bilimci olarak görev yapan Surendra Adhikari’nin National Geographic’e söylediğine göre:

 

Bizim göstermeye çalıştığımız şey; eriyen buz modeli ve kıtasal su depolama alanının birleşmesiyle kutbun yönünün dramatik bir şekilde değişmesine neden olduğudur.

Galaksilerden asteroidlere, uzaydaki her şey bir eksen üzerinde döner. Ancak eğer nesne yerçekimsel olarak bir şeylerden etkilenirse veya nesnenin kütlesinin dağılımı değişirse bu eksen hareket edebilir, yani değişebilir. Komşumuz olan Kızıl Gezegen 3,5 milyar önce, oldukça güçlü bir volkanik patlama nedeniyle ekseninin 20 derece eğilmesine neden olan böylesine şiddetli bir olay yaşadı.

Artan sıcaklıklar ve tarımsal faaliyetler nedeniyle kara buzunun erimesi ve yüzey suyunun çıkarılması, Dünya'nın farklı şekilde sallanmasına neden oldu. NASA/JPL-Caltech

Dünya ise şimdi bu milenyum başından beri önemli bir tempoda sürüklenmeye başlayan böylesine bir eksensel değişim yaşıyor. Aynı zamanda, bilim adamları ise eriyen buzulların kütlesinin dağılmasına neden olan şu anki atmosferik karbon miktarının son 56 milyon yılın en yüksek seviyesine çıktığı bilgisine sahipler. JPL’den bir grup araştırmacı her iki olgunun da birbirleriyle ilişkili olduğuna ikna olmuş durumdalar ve bu önsezilerinin doğruluğunu gösterebilmek için bir bilgisayar modellemesi yapmaya karar verdiler.

İklim Değişikliği Kuzey Kutbunun Avrupa’ya Doğru Kaymasına Neden Oluyor!

Grönland Buz Tabakasının, 2003’ten beri, tek başına 3,9 milyon ton olduğu hesaplanmıştır ve bunların hepsi eriyerek ya da koparak dünyanın okyanuslarına karışmaktadır. Sadece bu bile tek başına yüzeydeki yoğun sapmayı gösterir ama olaylar bununla son bulmuyor!

Yükselen sıcaklıklar ve tarımsal aktiviteler nedeniyle kıta buzlarının erimesi ve yüzey sularının yer değiştirmesi Dünya’nın dönüşü esnasında oluşan titreşimi de değiştirmektedir. (NASA/JPL-Caltech)

Batı Antarktika Buz Levhaları her yıl 136 milyar ton buz kaybederken Doğu bölgesinin ise kazancı sadece 82 milyar ton oluyor. Antarktik buzulların tamamen erimesiyle, 2500 yılına kadar deniz seviyesinin 15 metre yükseleceği hesaplanıyor.

Ayrıca, yükselen küresel sıcaklık değerleri yoğun ve hızlı bir şekilde su rezervlerini kurutuyor! Özellikle ekvatora yakın bölgelerde! Tüm bunlar dikkate alındığında, yapılan modelleme Dünya’nın ekseninin tam da gözlemlenen oranda eğileceğini gösteriyor. Başka bir deyişle, Kuzey Kutbu 2000 yılından beri doğuya doğru 1,6 metre hareket etmiştir ve bu şekilde hareket etmeye de devam edecektir.

Bu kaymanın kendisi ile ilgi endişelenmeye gerek yoktur aslında. Bu sapma gezegenin şiddetli bir şekilde savrularak kontrolden çıkmasına ve güneşe doğru gitmesine neden olmayacak. Yine de, insanlığın neden olduğu bu iklim değişikliği, şaşırtıcı bir şekilde, hemen her şeyi etkiliyor ve gerçekten de bazı ciddi şeyler olmadan önce harekete geçmemiz gerekiyor.

Çeviri ve Ekleyen: Şeref Kaplan

Kaynak: IFLSCIENCE

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.